Showing posts with label Alessandro Baricco. Show all posts
Showing posts with label Alessandro Baricco. Show all posts

Mr. Gwyn - Alessandro Baricco

/ Monday, August 14, 2017 /
Mr. Gwyn Alessandro Baricco'nun okuduğum dördüncü kitabı oldu ve her kitabından sonra yazara daha çok hayran kaldığımı keşfettim. Özellikle bu kitap, okuduğum onca saçma ve boş kitaptan sonra bana o kadar iyi geldi ki, yine edebiyata şükrederken buldum kendimi. Bu kitap, o kitaplardan biri. Hani içinde kaybolup, kitap bittiğinde kendimizi tekrar ve çok daha iyi bir halimizle bulduğumuz kitaplardan... 


Jasper Gwyn  Londra'da yaşayan, gayet başarılı bir yazardır. Ancak bir gün artık yapmak istemediği elli iki şeyi listeler ve yazarı olduğu gazeteye bir sonraki yazısı olarak teslim eder. Bu listenin en sonunda artık kitap yazmayacağını da belirtmiştir. Aynı zamanda en yakın arkadaşı olan menajerinin ısrarlarına rağmen Mr. Gwyn artık kitap yazmamakta kararlıdır. Ancak bir süre sonra, zihininde kelimeler uçuşurken ne yapacağını bilemez hale gelir ve koca bir boşluğa düşer. Bir yazar acaba en başta neden bir yazar olur? Yazmak öyle keyfekeder bırakılabilecek bir şey midir? Peki bundan sonra Mr. Gwyn bu koca boşluktan kurtulmak için ne yapar? Eh asıl hikaye de burada başlıyor zaten. Bir kopyacı olmaya karar verir eski yazar. İnsanların portrelerini kopyalayacaktır artık. Bunun için hayli sıra dışı bir stüdyo tutar ve insanların, karşısında otuz küsür gün boyunca çırılçıplak ve hiçbir şeyle ilgilenmeden durmasını ister. Kitapta okuyacaklarınızın hepsi olağandışı şeyler ama bir o kadar da gerçekçiler. Londra'nın hem kaotik hem de sakin ortamında, birbirinden ilginç karakterlerle dolu, müthiş bir hikaye bekliyor sizi. Çok seveceksiniz eminim.
"Jasper Gwyn bir kişi değil, bir hikaye olduğumuzu öğretti bana. Kim bilir hangi serüvene dalmış bir insan olduğumuzu düşünürüz, bu çok basit bir serüven de olabilir ama asıl anlamamız gereken yalnızca o kişi değil, tüm hikaye olduğumuzdur. O kişinin yürüdüğü ormanız, onu aldatan kötü insanız, çevresindeki karmaşayız, geçen tüm insanlarız, nesnelerin rengiyiz, gürültüleriz. Anlayabiliyor musunuz?"
Şemsa Gezgin'in çevirisinin de enfes olduğunu belirtmem gerek, gerçekten su gibi akıcı bir kitap. Keyifle ve mutlaka okuyun derim!


Tanıtım yazısı:

Jasper Gwyn, Regent’s Park’a gitmek için izleyebileceği birçok yol arasından her zaman seçtiği caddede yürürken, ansızın hayatını kazanmak için her gün yaptığı işin artık ona kesinlikle uygun olmadığı duygusuna kapıldı. Bu düşünce daha önce de aklını kurcalamıştı, ama ilk kez bu kadar belirginleşiyor ve cazip geliyordu.

Londra’da yaşayan yazar Mr. Gwyn bir gün birdenbire, yapmakta olduğu pek çok şeyi bırakmaya karar verir. Bunlar arasında yazmak da vardır. Birçok yazar gibi bir esinsizlik bunalımı yaşadığı için değil elbette. Amacı kimselerin yapmadığı bambaşka, büyülü bir sanat dalını gerçekleştirmektir.

Yazar, yönetmen, müzisyen gibi birçok kimliği ve farklı duruşuyla Alessandro Baricco, bildiğiniz pürüzsüz, akıcı, usta işi dili, pırıltılı üslubuyla okuru Mr. Gwyn’in gizemli dünyasına taşırken, sorular takılıyor akıllara: Ayna’ya baktığımızda önce kendimizi mi görürüz yoksa yansımamızı mı? Biz mi kurguluyoruz kendi hayatımızı, yoksa sadece aktörleri miyiz?

Buradan satın alın; Mr. Gwyn - Alessandro Baricco

Bu kitapla ne içilir: Ihlamur
Bu kitapla ne dinlenir: Yağmur sesi. Özellikle şu arkada sakin sakin çalsa çok güzel olabilir: Rainymood

Alessandro Baricco - İpek

/ Sunday, May 24, 2015 /
İpek adlı bu kısacık roman Alessandro Baricco'nun okuduğum ikinci kitabı oldu. Hem okuduğum ilk kitabı Şafakta Üç Kez'i sevmiş ve farklı bulmuştum hem de İpek 1001 Kitap listesinde olduğundan dikkatimi çekmişti. İyi ki dokumuşum. Alessandro Baricco insanı şaşırtan, mutlu eden, şehvete düşüren bir yazar.

İpek kısa kısa bölümleri olmasına rağmen hayli akıcı ve insanı hiç yormayan bir roman. Konusu itibariyle Japonya'da geçtiği için de ayrıca sevmiş olabileceğimi düşünsem de aslında pek de öyle değil. İpek hiç aşina olmadığım bir ülkede geçmiş olsaydı bile çok seveceğim bir roman olacaktı kuşkusuz. Gelelim konusuna... Sene 1861'dir. Herve Joncour ipek böceği yumurtası ticareti yapan Fransız bir tüccardır. Eşi Helene ile mutlu mesut bir hayat sürmektedirler. Ancak bir gün ipek böceklerinde bir hastalık ortaya çıkar ve tüm Avrupa'da ipek bulunamaz hale gelmek üzeredir. Ancak hastalığın bulaşmadığı bir yer vardır. Burası çok çok uzaklarda, bilinenin ötesinde, ipeğinin kalitesi ile efsaneleşmiş ve ancak yabancılara karşı düşmanlığı ile bilinen bir ülkedir: Japonya. Herve Joncour mutlu ve sakin hayatını bırakıp yollara düşer ve gerçekten çok uzun bir yolculuktan sonra Japonya'ya varır. Burada bir kadınla tanışır. Birbirlerine dokunmazlar ve hatta birbirleriyle konuşmazlar bile. Birgün ondan bir not alır ancak bu notu kendi ülkesine dönene kadar okuyamaz. Okuduğunda da artık çok geçtir, Herve Joncour kıskıvrak ele geçirilmiştir bile...

Kitap hakkında daha fazla bir şey yazmak istemiyorum aslını isterseniz yoksa haddinden fazla spoiler vermiş olacağım. Ancak size şunu söylemekle yetinebilirim Alessandro Baricco insanı şaşırtan bir yazar. Şaşırtmasının yanı sıra biraz acıtıyor da... İyi de ediyor aslını isterseniz, gerçekten ara sıra lazım olduğunu düşünmeden edemiyorum. Mutlaka okuyun derim, çok seveceksiniz!

Tanıtım yazısı:

İpek genç İtalyan yazar Alessandro Baricco'nun Türkçedeki ilk kitabı. Yıl 1861; Güney Fransa 'nın Lavilledieu kasabasındana Herve Joncour karısı Helene ile mutlu bir yaşam sürmekte geçimini de ipekböceği alım satımıyla sağlamaktadır...

Bu kitapla ne içilir: Yeşil çay
Bu kitapla ne dinlenir: Bach

Buradan satın alın: Alessandro Baricco - İpek

Alessandro Baricco - Şafakta Üç Kez

/ Sunday, March 1, 2015 /
İlk kez Alessandro Baricco okuyorum. Şafakta Üç Kez gibi minicik bir kitabıyla bile çok rahatlıkla anladım ki bu adam müthiş bir yazar. Bu sene bir kitabını daha okuyacağım; İpek, onu da çok seveceğime şimdiden eminim. Baricco insanı hemen avucunun içine alan bir yazar. Bu kısa kitabında yer alan üç kısa öyküde gereksiz bir tek cümle bir tek kelime bile yok. O kadar duru bir şekilde yazılmış ki okura hayal gücünü harekete geçirmesi için bolca yer var.

Şafakta Üç Kez üç kısa hikayeden oluşuyor. Bu üç hikaye birbirine hem bağlı hem de değil. Hepsi de bir şekilde oteller ile ilişkili ve hepsi de şafak vaktinde yaşanıyor. Karakterleri birbirinden ilginç ve hepsi de hemen kaynaşacağınız tiplerden. O kısacık hikayelere hemen nasıl giriverdiğinizi sona geldiğinizde kavrayacaksınız. Aynı şekilde kitabın ne kadar güzel olduğunu da kitap bittiğinde anlayacak ve keşke daha uzun olsaydı diye sızlanacaksınız biraz. Ancak sadece yaklaşık bir saatinizi alacak. İnsanlar arasındaki fiziksel ve duygusal bağları düşünürken bulacaksınız kendinizi sonra. Uzaklıkları, yakınlıkları, doğruyu, yanlışı, hiçbir şeyin aslında göründüğü gibi olmadığını... İyi kitapların üzerinizde bıraktığı etkiden memnun bir şekilde Baricco'nun bir sonraki kitabını dört gözle bekleyeceksiniz. Keyifle okuyun.


Tantım yazısı:

Alessandro Baricco, Şafakta Üç Kez'le okurunu bu kez otel lobilerine götürüyor. Üç farklı otel lobisi, üç şafak sökümü, üç kez o âna dek birbirine yabancı iki yalnız ruhun karşılaşması. "Yollarda" olan anlatı kişilerinin bu lobi karşılaşmaları, onlara hayatın hızlı ve sert akışında bir es verdirerek farklı bir zaman düzlemine açılmalarına olanak sağlıyor. Kendi yazgılarını karşılarındaki yabancıya anlatırken içsel bir yolculuğa ve bu yolculuğun beraberinde getirdiği iç hesaplaşmalara tanıklık ediyoruz.

İnsanın asla gerçekten değişmediğini, değişmesinin mümkün olmadığını, yedisinde neysen yetmişinde de o olduğunu, değişmek için baştan başlanmayacağını anladım. O zaman ne için baştan başlanıyor? diye sordu adam. (...) Masa değiştirmek için baştan başlanır, dedi. Yanlış oyuna katılmış olduğumuzu düşünürüz her zaman ve başka bir oyun masasına oturmuş olsak elimizdeki kâğıtlarla kim bilir neler yapabilirdik diye geçiririz aklımızdan.

(...) Kâğıtları değiştirmek olanaksız, oyun masasını değiştirmekten başka çare yoktur, dedi. Adam, Masanızı buldunuz mu? diye sordu. Evet, dedi kadın kendinden emin bir şekilde, iğrenç bir masa, herkes hile yapıyor, para kirli, insanlar beş para etmez, diye ekledi. İşte "masa" değiştirmek zorunda kalan, kendi masalarını arayan insanları anlatıyor Baricco.

Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Alessandro Baricco - Şafakta Üç Kez

Bu kitapla ne içilir: Bira
Bu kitapla ne dinlenir: En sevdiğiniz albümü dinleyin. Albüm bitmeden bitmiş olacak nasılsa.

Labels

1988 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü (1) 2001 nobel edebiyat ödülü (1) 2010 nobel edebiyat ödülü (1) 30 Şubat (1) A. S. Byatt (2) Acı Çikolata (1) adem uludağ (1) Ağustosta Tatil (1) alan pauls (1) albert camus (2) Alessandro Baricco (3) Alessandro Barico (1) alev püskürtenler (1) alexander pechmann (1) Alexandre Jardin (1) alice munro (2) Allah Senden Razı Olsun Bay Rosewater (1) Alman edebiyatı (1) Alphonse Daudet (1) Altın Defter (1) Altın Ejder Krallığı (1) amelie nothomb (1) Amerikana (1) Andre Gide (1) anlatı (3) ann hood (1) Antonio Tabucchi (2) Arkadaşlık (1) arthur conan doyle (1) Arundhati Roy (1) aşk (2) Aşk Konuştuğumuzda Ne Konuşuruz (1) Aşk Romanları Okuyan İhtiyar (1) Aşk ve Gurur (1) aşk ve ölüm üzerine (1) Aşktan ve Gölgeden (1) Atiq Rahimi (1) Ay ve Şenlik Ateşleri (1) aydın emeç (1) Aydın Engin (3) Ayfer Tunç (2) Ayrı Yol (1) bahçede felsefe (1) Baskervillelerin Köpeği (1) Baykuşun Günü (1) bazı kadınlar (1) behçet necatigil (1) Ben Frankfurt’ta Şoförken (1) bernd brunner (1) Bernice Rubens (1) beş peri hikayesi (1) beyazlı kadın (1) Bin Dokuz Yüz (1) Bir Aile Romanının Sonu (1) Bir Burjuvanın İtirafları (1) Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi (1) Bir Gençlik (1) Bir Gülme Salgınının Romanı (1) Bir IKEA Dolabında Mahsur Kalan Hint Fakirinin Olağanüstü Yolculuğu (1) bir intihar efsanesi (1) bir kaçırılma öyküsü (1) bir plak güzellemesi (1) Bir Rengin Tarihi (1) biraz dolaşacağım (1) birsel uzma (1) Biyografi (3) boris vian (1) Bruno Nardini (2) Bülbülün Gözündeki Cin (1) burma günleri (1) büyücü (1) Büyülü Dağ (2) büyülü gerçekçilik (1) Çağdaş Kürt Edebiyatı Öykü Seçkisi (1) Can çocuk (6) can deneme (3) can düşünce (1) can gotikromantik (4) can inceleme (1) can öykü (3) can öz (1) can roman (25) Can Roman Dizisi (7) can şiir (1) can yayınları (73) can yayınları gerilim (3) can yayınları öykü şenliği (7) Canım Sevgilim Inés (1) çarin laneti (1) carlos fuentes (2) Carmilla (1) carol dyhouse (1) Cemo (1) cesar aira (1) Cesare Pavese (4) charles dickens (1) Chimamanda Ngozi Adichie (1) christine orban (1) Cicim (1) çiğdem öztürk (1) Çin (1) cinayet oyunu (1) Çılgın Kalabalıktan Uzak (1) Çılgın Nar Ağacı (1) claire kendal (1) Claudine Monteil (1) çocuk kitabı (1) Çöl (1) Colette (1) D. H. Lawrence (1) damon young (1) Daniel Galera (1) Daniel Kehlmann (1) david vann (3) Değirmenimden Mektuplar (1) Delilikten Kurtar Bizi (1) deneme (3) deniz canefe (1) deniz kavukçuoğlu (1) Denizi Yitiren Denizci (1) dh lawrence (1) Dino Buzzati (1) Doris Lessing (3) Dörtlü (1) Dostoyevski (1) dr watson (1) Dünya Edebiyatı (2) dünya klasikleri dizisi (5) Dünyanın Ölçümü (1) dünyanın sonundaki ev (1) Düşünce (1) duygu akın (1) Duygusal Bir Yolculuk (1) Emma (1) ercan y yılmaz (1) esra birkan (1) eva luna anlatıyor (1) Evlilik (1) Eyfel Kulesi Kadar Kocaman Bir Bulutu Yutan Küçük Kız (1) eylülün gölgesinde bir yazdı (1) f scott fitzgerald (1) F. Scott Fitzgerald (1) Fanfan (1) feminizm (1) ferit edgü (1) Fernando Pessoa (2) Fil (1) Filozof Olmayanlar İçin Felsefeye Giriş (1) filozofların karnı (1) Floransa Büyücüsü (1) flores geceleri (1) Flört (1) Fransız Edebiyatı (1) friedrich balkonunda (1) gabriel garcia marquez (10) Gaetan Soucy (1) gece inerken (1) Geceyarısı Çocukları (1) Geniş Geniş Bir Deniz (1) George Eliot (1) george orwell (2) gerçek hesap bu (1) gezi yazısı (1) Girit (1) Gizli Başyapıt (1) Gökkuşağı (1) gösteriş (1) Gözyaşlarımı Sileceğim Gün (1) grazia deledda (1) Guillermo Cabrera Infante (1) gülünesi aşklar (1) gümüş karası deniz (1) Gündüz Güzeli (1) güneş tutulması (1) Günlük Yaşamdan Sanata (1) gustave flaubert (1) güvercin (1) handan balkara (1) hanım ananın cenaze töreni (1) havana (1) hayalet şehir (1) Hayatın O Güzel Şarkısı (1) Hayvan Çiftliği (1) Heinrich Böll (1) Heinrich von Kleist (1) henry james (1) Hermann Hesse (1) Hiroşima Sevgilim (1) hınzır kız (1) Homo Faber (1) Honore de Balzac (1) Horace Walpole (1) Huzursuzluğun Kitabı (1) İçimizdeki Şeytan (1) inceleme (1) inci kut (1) inci yankı (1) İnsancıklar (1) İpek (1) İrfan Yalçın (1) İri Memeler ve Geniş Kalçalar (1) isabel allende (7) Isabel İçin Bir Mandala (1) Italo Svevo (1) İtalo Svevo (1) italyan edebiyatı (1) iyi kalpli erendira (1) J. M. Coetzee (2) J.M. Coetzee (1) james hilton (1) Jane Austen (3) Japon edebiyatı (2) Japon edebiyatı Yaz Ortasında Ölüm (1) Japonya (2) jasper kent (3) Javier Marias (1) Jean Rhys (2) Jean-Claude Carriere (1) Jean-Paul Sartre (1) Johann Wolfgang Von Goethe (1) john banville (1) johnny sosa'nın şarkısı (1) jose mauro de vasconcelos (1) José Mauro de Vasconcelos (1) Jose Saramago (1) Joseph Kessel (1) Julio Cortazar (1) Julio Llmazares (1) Jun'ichirō Tanizaki (1) kaderin kızı (1) kadınlar (1) Kana Bulanmış Sakal (1) kara sohbet (1) Katedral (1) Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru (1) Kaybolan Sevgililere Yollar (1) kayıp kitaplar kütüphanesi (1) keçi dağı (1) kediler güzel uyanır (1) Kemal Bilbaşar (1) Kenzaburo Oe (1) Kibritleri Çok Seven Küçük Kız (1) kitap kapakları (1) Kitaplardan Kurtulabileceğinizi Sanmayın (1) kırk merak serisi (7) Kırmızı (1) Kızıl Darı Tarlaları (1) klasikler (13) koca sevimli dev (1) kolera günlerinde aşk (1) kör nişancı (1) Korkmuyorum (1) Körlerin Şarkısı (1) Körlük (1) küba (1) küçük şeylerin tanrısı (1) Kurbanı Beslemek (1) Kurnaz Tilki (1) kurt vonnegut (3) Kuşatılmış Yaşamlar (1) kutlay sındırgı (1) Kvaidan (1) ladu chatterley'nin aşığı (1) lady chatterley'nin aşığı yorum (1) Lafcadio Hearn (1) Latin Amerika (1) Laura Esquivel (2) Laurence Sterne (1) Le Clezio (1) Leonardo Da Vinci (1) Leonardo Sciascia (1) linn ullmann (1) Louis Althusser (1) Luis Sepulveda (2) Luis Sepúlveda (1) lupita ütü yapmayı seviyordu (1) Lütfen Sessiz Olur Musun (1) Lütfen? (1) Madam Sousatzka (1) madame bovary (1) magnus (1) Malcolm Lowry (1) Malte Laurids Brigge'nin Notları (1) Mansfield Park (1) manuel puig (1) Marguerite Duras (1) Mario Delgado Aparain (1) mario vargas llose (1) Markus Werner (1) Martıya Uçmayı Öğreten Kedi (1) Mathias Enard (1) Matisse Öyküleri (1) Mavi (1) mavi köpeğin gözleri (1) mavi sakal (1) Max Frisch (1) maya'nın günlüğü (1) meksika (1) mektup (1) michael cunningham (2) Michael Kohlhaas (1) Michel Houellebecq (2) michel onfray (1) Michel Pastoureau (1) Michelangelo (1) Miguel de Unamuno (1) miguel littin (1) Mihail Bulgakov (1) Mihail Lermontov (1) milan kundera (1) Mırıldandığım Öyküler (1) Mo Yan (2) moda'da gezinti (1) Mr. Gwyn (1) Nadeem Aslam (1) nadine gordimer (1) Nazlı Kar (1) Nefret (1) nejat işler (1) Niccolo Ammaniti (1) Nikos Kazancakis (2) nobel edebiyat ödülü (3) noel şarkısı (1) Odisseus Elitis (1) ölüm ilanı yazarı (1) on dokuz numaralı oda (1) on üç yıl sonra (1) oniki (1) örümcek kadının öpücüğü (1) otobiyografik roman (1) Otranto Şatosu (1) öykü (26) Özgürlük Aşıkları (1) Parma Manastırı (1) Patagonya Ekspresi (1) patrick mcgrath (1) Patrick Modiano (1) patrick süskind (2) Paul Auster (1) pekin'de sonbahar (1) Pereira İddia Ediyor (1) Peter Nadas (1) pislik (1) pınar aslan (1) polisiye (2) popüler tarih (1) Portekiz edebiyatı (1) psikolojik gerilim (1) Rabo Karabekian (1) rachel kushner (1) Rainer Maria Rilke (1) Raymond Carver (4) Raymond Radiguet (1) regaip minareci (1) roald dahl (1) Romain Puertolas (1) Romain Puértolas (1) roman (89) Rus edebiyatı (1) Sabır Taşı (1) Sabri Gürses (1) Şafakta Üç Kez (1) Salman Rushdie (2) sandor marai (1) Sapma (1) Saray'dan Saray'a Türkiye'de Gazetecilik Masalı (1) sardinya efsaneleri (1) sarı yağmur (1) Satürn'ün Halkaları (1) Savaşları Kralları ve Filleri Anlat Onlara (1) Şebnem Şenyener (1) Sedat Girgin (1) Semin Sayıt (1) senaryo (1) senin kitabın (1) Senin Köylerin (1) şer saati (1) serdar rifat kırkoğlu (1) şexo filik (1) şeyda öztürk (1) Shakespeare Olmak (1) Sheridan Le Fanu (1) sherlock holmes (1) sibel sakacı (1) Siddhartha (1) şiir (2) Silas Marner (1) şili'de gizlice (1) Simone de Beauvoir (1) sinan fişek (1) Sis (1) sisifonos söyleni (1) sırma köksal (1) Son Patron (1) Son Valsi Bana Sakla (1) stella düşerken (1) Stendhal (1) Stephen Greenblatt (2) süleyman doğru (2) susan fletcher (1) sylvie germain (1) tahsin yücel (1) taklitçiler (1) Tango'dan Taliban'a (1) Tanrı'yı Gören Köpek (1) tarih (1) Taşra Hayatından Manzaralar (1) Temel Parçacıklar (1) Thomas Hardy (1) Thomas Mann (3) Tırmık'a Tırmık (1) Tomris Uyar (1) Tuhaf Şeylere Dair Öyküler (1) türk edebiyatı dizisi (2) Türkiye (1) Türkü Söylüyor Otlar (1) Tutiname (1) Umberto Eco (2) Ümit Alan (1) Usta ile Margarita (1) Utanç (1) Uwe Timm (1) Uzaklıklar Eski Denizler (1) uzanma sanatı (1) uzun öykü (5) v.s. naipaul (1) vasconcelos (2) veba (1) vefasız peri (1) Venedik'te Ölüm (1) virginia ile vita (1) virginia woolf (1) W.G. Sebald (1) washington meydanı (1) wilkie collins (1) yaban muzu (1) yabancı (1) yalınayak yaşamak (1) Yalnız Kadınlar Arasında (1) Yamaçta (1) Yanardağın Altında (1) Yanılsamalar Kitabı (1) yaprak fırtınası (1) yaşamaya bak (1) Yaşlılık (1) yatay yaşamın elkitabı (1) Yavaş Adam (1) Yazınsal Yaşamlar (1) yekta kopan (1) Yeniden Çarmıha Gerilen İsa (1) Yeşil Peri Gecesi (1) yiğit okur (1) yitik ufuklar (1) Yorgun Sevda (1) Yukio Mişima (2) yüzyıllık yalnızlık (1) Zamanımızın Bir Kahramanı (1) zelda fitzgerald (1) Zeno'nun Bilinci (1) Zeyyat Selimoğlu (1) Zorba (1)

Hakkımızda

Merhaba! CAN'la Bir Sene Simay ve Elif'in yıl boyunca Can Yayınları'ndan okudukları 52 kitabı inceleyen bir blog. Her hafta en az bir kitap okumalıyız düşüncesiyle yola çıktık. Okuduklarımızı herkesle paylaşıp, insanlara okuma aşkımızı bulaştırmayı da iş edindik. Umarız siz de bizimle birlikte okur ve yeni yıla bambaşka bir insan olarak girersiniz.
 
Copyright © 2010 CAN'la Bir Sene, All rights reserved
Design by DZignine. Powered by Blogger