Pek çok yaşıtım gibi felsefeye “Sofie’nin Dünyası” ile girdim. Sonrasında ise olur olmadık şeyleri bile uzun uzun düşünüp, anlamaya çalışan bir insan olarak ne zaman felsefe ile ilgili bir şey okusam, izlesem veya tartışsam beynim patlayacakmış, kafayı iyice yiyecekmişim gibi hissettim. Bu, Louis Althusser’in Filozof Olmayanlar İçin Felsefeye Giriş kitabını görüp de kafamdakileri tazelemek istememe engel olmadı tabii…
Filozof Olmayanlar İçin Felsefeye Giriş, öncelikle felsefeye sıfırdan girişe uygun bir kitap değil; onu baştan belirteyim. Daha çok biraz bilgisi olan ve benim gibi önceden depoladıklarını tazelemek isteyenlere uygun. Daha da önemlisi, Louis Althusser’in Maksist olduğunu unutmadan okumanız gerekiyor kitabı. Filozof Olmayanlar İçin Felsefeye Giriş, hızlandırılmış kurs gibi ancak tarafsız bir kurs değil bu; Althusser, kendini tutamayıp Marksizm’i övüyor ve ne kadar iyi bir bakış açısı olduğuna inandırmaya çalışıyor okuru.
Pek çok farklı konuya değinen bu kitabı her şeyi sorgulamayı unutmadan okuyun!
Tanıtım Yazısı:
Felsefenin, daha genel anlamıyla düşünmenin yalnızca felsefecilere ya da entelektüellere bırakılamayacak kadar ciddi bir iş, bir mücadele alanı olduğuna inanan Althusser, meslekten felsefeci olmayanlar için bir “elkitabı” yazmayı çok uzun zaman düşünmüştü. İşte Filozof Olmayanlar İçin Felsefeye Giriş bu uğraşın bir neticesidir.
Fikirlerini hayranlık uyandıran çarpıcı bir netlikle dile getirir Althusser. Esas itibarıyla materyalist felsefenin temellerini, tarihsel gelişimini anlatmaktadır düşünür; ama bunu yüzyıllar boyu kendisini “felsefe” olarak tanımlayan, bu sayede de tüm alanı işgal eden idealist felsefenin ağır bir eleştirisiyle birlikte yaptığı için, alıntılarıyla, göndermeleriyle, satır aralarına serpiştirdikleriyle tüm bir felsefe tarihi de sunmaktadır.
Kitapta ele alınan temalar Althusser’in düşünce sistematiğinin farklı unsurlarına, geçmişte uğraştıklarına veya gelecekte üzerinde çalışacaklarına bağlanır; örneğin ünlü “Devletin ideolojik aygıtları” tartışmasının nüvesi, ana hatları bu metinde ortaya konulmuştur.
Althusser’in düşüncesiyle tanışmak için mükemmel bir fırsat!
Buradan satın alın; Filozof Olmayanlar İçin Felsefeye Giriş - Louis Althusser
Bu kitapla ne içilir: Su
Bu kitapla ne dinlenir: Sessizlik bazen iyidir!
Showing posts with label can deneme. Show all posts
Showing posts with label can deneme. Show all posts
Filozof Olmayanlar İçin Felsefeye Giriş - Louis Althusser
by
Zimlicious
/
Sunday, September 17, 2017 /
Posted in
can deneme,
Filozof Olmayanlar İçin Felsefeye Giriş,
Louis Althusser
Sisifonos Söyleni - Albert Camus
by
Zimlicious
/
Sunday, October 16, 2016 /
Posted in
albert camus,
can deneme,
deneme,
nobel edebiyat ödülü,
sisifonos söyleni,
tahsin yücel
Albert Camus ile Yabancı ile tanışanlardanım ben de. Lise ikide okumuştum Yabancı'yı ve o zamanlar insanı kendini bu kadar soyutlamaya, hissizleştirmeye, 'yabancı'laşmaya neyin ittiğini uzun uzun sorgulamıştım. Bugün çok iyi anlayabiliyorum bunu ama o zamanlar daha kalbimizin tertemiz, hayallerimizin uçsuz bucaksız olduğu zamanlardı tabii. "Gerçekten önemli olan tek felsefe sorusu vardır: İntihar" diye başlayarak daha ilk cümleden suratınıza tokat gibi inen bu kitaptaki felsefenin, Yabancı'da gerçeğe dönüştüğünü anlayınca da aklınız uçuyor resmen.
Spoiler vermemek için uzun uzun anlatmayacağım Camus'nün Sisifonos Söyleni'nde ele aldığı felsefeyi. Ancak şunu söyleyeyim: elle tutulmayan pek çok terimden yola çıkarak (akıl, mantık mesela) hayatın yaşanmaya değer olup olmadığını sorguluyor Camus. Takıntılı, sinemaya bile günler öncesinden bilet alıp, planlamayı yapıp rahatlayan bir insan olaraktan Camus'nün sorgulamalarından aldığım şey şöyle: hayat, saçma bir şey aslında. Neden geldik, neden gidiyoruz, hiçbirimizin bir fikri yok. "Öbür dünya" teorileri ve orada başımıza neler gelebileceğine dair fikirler de var ama oralar varsa bile görenler dönüp de anlatamadığı için bu konuda da fikrimiz yok. İyisi mi, severek, eğlenerek, gezerek, görerek, okuyarak, mutlu olmaya çalışarak yaşayalım, hayata anlamını kendimiz verelim!
Tanıtım Yazısı:
Gerçekten önemli olan bir tek felsefe sorunu vardır: intihar. Yaşamın yaşanmaya değip değmediği konusunda bir yargıya varmak, felsefenin temel sorusuna yanıt vermektir."
Albert Camus, İkinci Dünya Savaşı yıllarında yayımladığı deneme kitabı Sisifos Söyleni'nde, yaşamın anlamsızlığı, varoluşumuzun saçmalığı gibi intihara yönelen temaları, tarihin ve edebiyatın belirli bazı kişilikleri üzerinden ele alır. Tahsin Yücel'in dilimize kazandırdığı eser, XX. yüzyıl felsefe tarihinin en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilmiştir. Tanrıların, hep yeniden aşağıya yuvarlanacak olan taşı tepeye çıkarmakla cezalandırdıkları Sisifos, cezasını bilinçli olarak kabullenmiştir, tekrar yuvarlanacağını bildiği halde taşı bütün gücüyle yukarı taşır. Camus saçma kavramını işte bu noktada tanımlar: boşuna olduğunu bildiği halde direnen insan. Yaşamın anlamı ancak, dünyanın saçmalığını ve yenilginin daima tekrarlanacağını bile bile kötülüğe direnmek olabilir, insanlığa gerçek boyutlarını ancak bu başkaldırı kazandırabilir.
Buradan satın alın; Sisifonos Söyleni - Albert Camus
Bu kitapla ne içilir: Karışık meyve suyu (yaşam enerjisi için)
Bu kitapla ne dinlenir: The Cure - Killing an Arab
Aşk ve Ölüm Üzerine - Patrick Süskind
by
Zimlicious
/
Sunday, May 29, 2016 /
Posted in
aşk ve ölüm üzerine,
can deneme,
can yayınları,
patrick süskind,
şeyda öztürk
Aşk ve Ölüm Üzerine'ye başlarken ne bekledim çok emin değilim ama hiç beklemediğim bir şeyle karşılaştığım kesin. Koku gibi bir romanı yazan adamın aşk ve ölüm üzerine söyleyecek çok şeyi olduğunu düşündüm sanırım. Halbuki, Aşk ve Ölüm Üzerine minnacık bir kitap (64 sayfa) ve Süskind tamamen kendinden bir şeyler yazmayı değil, aşk ve ölüm hakkında konuşurken Plato, Wagner, Kleist, Göethe, Mann, İsa ve Orfeus gibi isimleri referans almayı tercih etmiş.
Süskind'e ve bu fikri doğrultusunda referans aldığı isimlere göre aşk, aptalca bir duygu. İnsanı kör ediyor, ona saçma sapan şeyler yaptırıyor ve "âşık çiftler sıklıkla müşterek otizme ya da müşterek küstahlığa meylederler." Aşktan ölüme geçerken ise Süskind Stendhal'i referans vererek şöyle yazıyor: "'Gerçek aşk,' diye yazar Stendhal, 'ölüm düşüncesini daha sık getirir akla, ölümü düşünmek daha kolay, daha az korkutucu hale gelir; ölüm basit bir mukayese meselesine, kişinin pek çok şey karşılığında ödemeye hazır olduğu bir bedele dönüşür."
Aşk ve Ölüm Üzerine şunu gözler önüne seriyor: popüler kültürde aşkın bir tür aptallık, delilik olduğunu kabul etmiş olsak dahi onun hakkında konuşmaktan, onu aramaktan, hakkında şarkılar yazıp filmler çekmekten vazgeçmiyoruz. Ölüm ise hala üstü kapalı, düşünmek istemediğimiz bir konu. Hele ki günümüzde vampirler gibi doğaüstü varlıkların giderek popülerleşmesi ile ölüm artık gereksiz, sıkıcı ve kaçınılabilir bir kategoriye geçmiş durumda; ölümsüzlük varken, niye ölelim ki?
Tanıtım Yazısı:
Patrick Süskind, aşkın izini sürdüğü denemesinde geçmişten günümüze Batı'nın düşünce, kültür ve edebiyat dünyasının yönünü belirlemiş İlkçağ düşünürlerini, mitolojik ve kurmaca kahramanlarını ve yazarları yanına alarak duygu dünyasına doğru düşünsel bir yolculuğa çıkartır okurunu. Aşk nasıl tanımlanagelmiştir? Sokrates'in Phaidros'ta ifade ettiği gibi bir coşkunluk hali, bir tür delilik midir aşk? Yunan düşünürün Diotima'ya söylettiği gibi "doğurmanın, güzel içinde yaratmanın sevgisi" midir gerçekten de? Stendhal'in betimlediği gibi ölümle doğal bir ilişki içinde midir? Yoksa düpedüz ahmaklık mıdır? Süskind bu ve bunun gibi soruların peşine düşerken bir yandan gündelik yaşantılarımızın deneyimlerine yöneltir bakışını, diğer yandan aşkın tarihsel rotalarında gezinir: Aşk ile ölümü uzlaştırma girişiminde bulunan Orpheus; hayatında Eros'a yer vermeyen, bunun yerine mutlak iktidara tutkun bir İsa figürü; aşk ölümlerini tümden romantikleştiren 19. yüzyıl âşıkları; 21. yüzyılın hızlı âşıkları Süskind'in yazı düzleminde buluşturulur.
Süskind'in zaman zaman sivri bir alaya uzanan muzip bir ironiyle kaleme aldığı metni, Batı kültürünün aşkı anlamlandırma, deneyimleme ve sanat düzleminde ölümsüzlüğe kavuşturma tarihine ilişkin bir yeniden okuma denemesidir aynı zamanda.
(Tanıtım Bülteninden)
Buradan satın alın; Aşk ve Ölüm Üzerine - Patrick Süskind
Bu kitapla ne içilir: Soğuk su
Bu kitapla ne dinlenir: When Love and Death Embrace - HIM






